Middle East Armenian Portal
Home News Forums   Articles   Directory Links Downloads Photos Services Events Calendar About us  
 

Ahmet Altan

By Ahmet Altan
 
Everyone is in front of their tv, watching in excitement as if it's a national football game. What is going on? A commission of the US Congress is voting on the “Armenian Genocide” resolution. We lose the “game” 23-22 as a result of various lobbying activities.
 
And all hell breaks loose.
 
Comments, discussions, spewing fury at the US , questions of “will the Incirlik base be closed down?” directed at the minister of foreign affairs. Amongst all this hoolabaloo, my favorite comment comes from a speaker who denounces this decision: “ Turkey is no longer a country that can easily be humiliated.”
 
When a commission of the US Congress votes for “genocide”, we are “humiliated”. Do you know what humiliation is?
 
Humiliation is millions of people holding their breaths for the outcome of a few votes in somebody else's parliament. That is humiliation.
 
Humiliation is to find the result of that commission's vote of vital importance, to feel defeated because of the vote of one man. Humiliation is the conviction that the whole of one's national identity depends on the decision of one commission; humiliation is to have to wait the outcome of a vote in some other country's parliament, biting one's fingernails.
 
Turkey is not humiliated because that commission approved that resolution with a difference of one vote. Turkey is humiliated because it itself cannot shed light on its own history, has to delegate this matter into other hands, is frightened like hell from its own past, has to squirm like mad in order to cover up truths.
 
The real issue is this:
 
Why is the “Armenian Genocide” a matter of discussion in American, French and Swiss parliaments and not in the parliament of the Turkish Republic ? Why can we, ourselves, not discuss a matter that we deem so vital that we perceive the difference of one vote as a source of humiliation?
 
If you cannot discuss your own problems, you deserve to be humiliated. If you keep silent in a matter that you find so important, you deserve to be humiliated. If you try to shut others up, you are humiliated even more. The whole world interprets the killing of so manyArmenians, -a number we cannot even estimate properly- as “genocide”.
 
Genocide is a legal term. The massacre carried out by the Unionist largely conforms to the description of that legal term. For Turks and Armenians, the word “genocide” has become an obession. The Turks insist that “it never was genocide” and the Armenians call anyone who says it was not genocide “liars”.
 
Both sides spend millions of dollars to convince the world that their viewpoint is the valid viewpoint. It is almost as if their mutual efforts have created a “genocide sector”. Why then, can we not speak about this incident in detail?
 
How many hundreds of thousands of Armenians did the Unionists kill? Why? We claim “Armenians attacked us, that's why we killed them”. Fine, but the “attacking” Armenian gangs were on the Eastern border, what crime did hundreds of thousands of Armenians living elsewhere in Anatolia commit, other than being Armenian?
 
Can someone be punished purely because of his ethnic origin?
 
What do you call punishing someone not because they “committed a crime” but because they “belong to the same ethnic group as someone who you say committed a crime”?
 
This is murder. And to tell the truth, hundreds of thousands of murders targeting the same ethnic group does fall into the category of “genocide”. Unionists committed heinous murders; the cruelty they subjected Armenians to is beyond imagination. Why are we trying to cover up this horrible crime, why are we trying to defend the murderers, to disguise their crimes, why are we squirming to keep truth buried, even at the risk of being humiliated?
 
The history of every society is tainted with crime and blood. We cannot undo what has been done but we can show the courage to face the truths, to discuss the reality. We can give up trying to silence the world out of concern for incriminating the founders of the republic.
 
We can ask questions.
 
And the first question would be “how come we never read about an incident that involves the deaths of hundreds of thousands of people in our history lessons?” Even this reality makes the situation “suspicious”. If you are not brave enough to face a truth that happened ninety-five years ago, you deserve to be humiliated. If you struggle to hide an incident that happened a century ago and base how seventy million people relate to the world at large on a “lie”, you deserve to be humiliated.
 
No one dares humiliate brave people who are not afraid of the truth. If you feel humiliated, you should take a hard look at yourself and what you hide.

Source: Taraf, 06 March 2010
http://www.taraf.com.tr/makale/10325.htm


IN TURKISH

KUM SAATİ 06.03.2010
Ahmet Altan
Soykırım
 
Yazıyı Paylaş:
                
Herkes televizyonlarının başında oturmuş milli maç seyreder gibi heyecanla seyrediyor.Ne oluyor?Amerikan Kongresi’nin bir komisyonu “Ermeni soykırım” tasarısını oyluyor. Kongre kulislerinde yapılan karşılıklı hamlelerin sonucunda “maçı” 23-22 kaybettik.

Ve, kıyamet koptu.

Yorumlar, tartışmalar, Amerika’ya ateş püskürmeler, Dışişlerine Bakanı’na “İncirlik üssünü kapatacak mısınız” soruları. Bütün bu gürültü patırtı arasında benim en çok sevdiğim yorum, bu kararı kınayan bir konuşmacının “Türkiye artık kolayca aşağılanabilecek bir ülke değildir” demesi oldu.

Amerikan Kongresi’nin bir komisyonu “soykırımı” kabul edince biz “aşağılanmış” oluyoruz. Aşağılanma nedir biliyor musunuz? Aşağılanma, elâlemin parlamentosunun bir komisyonunda verilecek iki üç oyun nasıl olacağını milyonlarca insanın heyecan içinde beklemek zorunda kalmasıdır. Aşağılanma budur.

O komisyon sonucunu “kendisi için hayati” bulmaktır aşağılanma, bir adamın bir oyu yüzünden kendini yenilmiş hissetmektir aşağılanma, bütün ulusal kimliğinin bir komisyon kararıyla belirleneceğine inanmaktır aşağılanma, başkasının parlamentosundan çıkacak kararı tırnaklarını yiyerek beklemek zorunda kalmaktır aşağılanma.

Türkiye, o komisyon bir oy farkla o kararı aldığı için aşağılanmıyor. Kendi tarihini kendisi aydınlığa kavuşturamadığı, bu işi başkalarına bırakmak zorunda kaldığı, kendi geçmişinden ödü patladığı, gerçeklerin üstünü örtmek için deli gibi kıvrandığı için aşağılanıyor.

Esas soru şudur.

Neden “Ermeni soykırımı” Amerikan, Fransız, İsviçre parlamentolarında görüşülüyor da Türkiye Cumhuriyeti Parlamento’sunda görüşülmüyor? Bir oy yüzünden aşağılanacağımıza inanacak kadar “hayati” gördüğümüz bir konuyu neden kendimiz tartışamıyoruz?

Kendi sorununu kendin konuşamazsan aşağılanırsın. Böylesine önem verdiğin bir meselede susarsan aşağılanırsın. Başkalarını da susturmaya çalışırsan daha da fena aşağılanırsın. Bütün dünya, sayısını bile tam bilemediğimiz kadar çok Ermeni’nin öldürülmesini “soykırım” olarak değerlendiriyor.

Soykırım, hukuki bir terim. İttihatçıların gerçekleştirdiği katliam büyük ölçüde bu hukuki kavramın tariflerine uyuyor. Türklerde de Ermenilerde de “soykırım” kelimesi bir takıntı halinde, Türkler “asla değildir” diye tutturuyorlar, Ermeniler “soykırım değildir diyenler yalancıdır” diyorlar.

İki taraf da kendi söylediklerini dünyaya kabul ettirebilmek için milyonlarca dolar harcıyorlar, neredeyse ortaklaşa çabayla bir “soykırım sektörü” yaratılmış vaziyette. Peki, biz neden bu olayı bütün ayrıntılarıyla konuşamıyoruz?

İttihatçılar kaç yüz bin Ermeni öldürdüler? Niye öldürdüler? “Ermeniler de bize saldırmıştı onun için öldürdük” diyoruz, iyi de “saldıran” Ermeni çeteleri Doğu sınırında, Anadolu’nun diğer bölgelerindeki yüzbinlerce Ermeni’nin, Ermeni olmaktan başka ne suçu vardı?

Bir insan sadece ırkından dolayı cezalandırılabilir mi?

Bir insanı, “suç işlediği” için değil, “suç işlediğini söylediğiniz biriyle aynı ırktan olduğu” için cezalandırmanın adı nedir?

Bu cinayettir. Aynı ırkı hedef alan yüzbinlerce cinayet de doğrusu “soykırım” tarifine girer. İttihatçılar korkunç cinayetler işlediler, Ermenilere yaptıkları zulmü insan havsalası almaz. Bu korkunç suçu neden saklamaya uğraşıyoruz, neden o katilleri savunmaya, onların suçlarını gizlemeye çabalıyoruz, neden gerçekler ortaya çıkmasın diye aşağılanmayı da göze alarak kıvranıp duruyoruz?

Her toplumun, her devletin geçmişinde suç ve kan var, geçmişi değiştiremeyiz ama gerçeklerle yüzleşecek, gerçekleri tartışacak cesareti gösterebiliriz, “aman cumhuriyeti kuranlara suç bulaşır” endişesiyle dünyayı susturmaya uğraşmaktan vazgeçebiliriz.

Sorular sorabiliriz.

İlk soru da, “yüzbinlerce insanın öldüğü bir olayı biz neden tarih derslerinde okumadık” olur. Sadece bu gerçek bile durumu “kuşkulu” kılmaya yeter. Doksan beş yıl önceki bir gerçekle bile yüzleşecek cesareti gösteremezseniz aşağılanırsınız, taa geçen yüzyıldaki bir olayı saklayabilme çabasıyla yetmiş milyon insanın dünyayla ilişkisini bir “yalana” bağlamaya uğraşırsanız aşağılanırsınız.

Gerçeklerden korkmayan cesur insanları aşağılamak kimsenin haddi değildir, öyle insanları kimse aşağılayamaz. Kendinizi aşağılanmış hissediyorsanız, dönüp kendinize ve sakladıklarınıza bakmalısınız.


Added: Thursday, March 18, 2010
Hits: 4420
Comments: 0
[ Back to Article Index | Post Comment ]


        Print
 
Bookmark and Share


Announcements
Azad-Hye Diary
UAE Armenians


















   

Home · News · Forums · Articles · Directory · Links · Downloads · Photos · Services · Diary · Events Calendar · About Us

Copyright © Azad-Hye, 2003-2009. All Rights Reserved.